(TurkishJournal) – Çocuk Psikoloğu Serhat Çıkman – Dürtü kontrol bozukluğu, çocukların ve gençlerin yaşamlarını derinden etkileyen bir durumdur. Bu bozukluk, bireyin duygularını ve davranışlarını yönetme yeteneğini olumsuz etkiler.
Peki, dürtü kontrolü nedir ve neden önemlidir?
Dürtü kontrolü, kişinin isteklerini, dürtülerini ve duygularını yönetme becerisidir. Bu yetenek, uygun davranışları sergileme, riskli durumlardan kaçınma ve başkalarının duygularını anlama gibi önemli becerileri içerir. Ancak, dürtü kontrol bozukluğu olan çocuklar, bu yetenekleri geliştirmede zorlanabilirler.
Belirtilerine bakıldığında, dürtü kontrol bozukluğu olan çocuklar sıklıkla dikkat eksikliği, hiperaktivite, öfke patlamaları, saldırganlık ve kural tanımama gibi davranışlar sergilerler. Bu durum, çocuğun akademik başarısını olumsuz etkileyebilir, sosyal ilişkilerini zorlaştırabilir ve aile içi stresi artırabilir.
Dürtü Kontrol Bozukluğu Kaç Yaşında başlar?
Dürtü kontrol bozukluğunun semptomları çocukta genellikle 7-12 ay arasında bir belirginlik gösterir ve 2 veya 3 yaşları arasında başlanabilir. Bu rahatsızlığın çocukta fark edilmesi ise 5 veya 6 yaş arasında görülür.
Çocuklarda Dürt Kontrol Bozukluğunu Nasıl Anlayabiliriz?
Sıra ve kural tanımama özellikleri vardır. Süreklilik durumlarında çok zorlanırlar ve başladıkları bir işin sonunu pek getirmezler. Karşıdaki insanın konuşmalarını, komutlarını dinlemezler ve sözlerini keserler. Dikkat eksikliklerinin derecesi yüksektirler.
Peki, dürtü kontrol bozukluğuyla nasıl başa çıkılır?
Öncelikle, erken teşhis önemlidir. Çocuğunuzda bu tür belirtiler görüyorsanız, bir uzmana başvurarak durumu değerlendirmek önemlidir. Tedavi genellikle terapi, eğitim ve bazen ilaçlarla desteklenir. Ayrıca, ailelerin ve öğretmenlerin çocuğa sağladığı destek ve anlayış da tedavinin başarısında önemli bir rol oynar. Dürtü kontrol bozukluğuna sahip çocuklarda tedavi edilmediği takdirde bir iyileşme görülmesi pek muhtemel değildir. Tedavi edilmediği zaman rahatsızlık ileri seviyede tekrarlayıcı şekilde görülebilir.
Çocukta Dürtü Kontrol Bozukluğu Genetik Faktörlerden Mi Meydana Gelir?
Çeşitli uzmanlara göre bu konu ile ilgili araştırmalarda genetik faktörlerden çok çevresel ve ailesel durumlarında bu sorunu doğurduğunu aktarırlar. Bu tespitin psikolojik açıdan doğruluğu etiktir.
Dürtü Kontrol Bozukluğuna Sahip Çocuk Nasıl Davranır?
Disipline uymaz, kuralları uygulamaz, kurallara ve otoriteye karşı gelirler. Kendi kafalarına göre hareket etmeyi yeğlerler. Kendileri ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketler sergilemekten kaçınmaz. Saldırgan tutumlar sergileme ihtimali yüksektir.
Tedavi Süreci Çocuklarda Nasıl Sürmektedir?
Çocuklarda empati kurmak ve onları anlamak bu durum için kritik önem arz etmektedir. Çocukta ceza kavramı ile bir şeyleri düzeltmek yerine davranışı anlatıcı ve düzeltici telkinlerde bulunmak en doğrusu olacaktır. İlaç tedavisi çocuklarda pek uygun görülmemektedir. Bu rahatsızlığa sahip çocuklarda özgürlük ve sınırlandırılma konularında hassas davranılması elzemdir.
Dürtü kontrol bozukluğu olan çocuklar genellikle aşağıdaki belirtileri gösterebilir:
- Dikkat Eksikliği: Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtileri gösterebilirler. Bu, dikkatlerini sürdürme, odaklanma güçlüğü ve hiperaktivite olarak ortaya çıkabilir.
- Davranış Sorunları: Dürtü kontrol bozukluğu olan çocuklar, saldırganlık, öfkeli patlamalar, kural tanımama ve düşünmeden hareket etme gibi davranış sorunları sergileyebilirler.
- Empati Eksikliği: Diğer insanların duygularını anlama veya empati kurma yeteneklerinde zayıflık gösterebilirler.
- Yüksek Riskli Davranışlar: Dürtü kontrolü zayıf olan çocuklar, yüksek riskli davranışlara eğilim gösterebilirler. Bu davranışlar arasında uyuşturucu veya alkol kullanımı, tehlikeli sporlar veya yasadışı faaliyetler bulunabilir.
- Akademik Zorluklar: Dürtü kontrol bozukluğu olan çocuklar, akademik performanslarında da zorluklar yaşayabilirler. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi belirtiler, öğrenme süreçlerini etkileyebilir.
Dürtü kontrolü bozukluğu olan çocuklar, yaşamlarında birçok zorluğa rağmen potansiyellerini gerçekleştirebilirler. Öz farkındalık, özgüven gibi gerekli aktarımlar aktarıldıktan sonra çocukta olması gereken normal gelişim ve oluşum evrelerinin temelleri sağlam atılmış olur.
Gereken desteği sağlamak, çocukta sağlıklı bir şekilde büyümelerine ve gelişmelerine yardımcı olabilir. Unutmayalım ki, her çocuğun hayatta başarılı olabilmesi için sevgi dolu bir destek ağına ihtiyacı vardır.